May 032013
 
eric schmidt, jared cohen

eric schmidt, jared cohen

dijital çağ üzerine düşünceler – eric schmidt, jared cohen

 Yeni Dijital Çağ isimli kitap Google CEO’su Eric Schmidt (Executive Chairman desek daha doğru ama CEO demek daha kolay!) ve Google Ideas bölümünün direktörü Jared Cohen tarafından yazılmış.

Cohen aynı zamanda Hillary Clinton’a danışmanlık yapmış dış politika ve ulusal güvenlik uzmanı. Bu iki teknoloji liderinin ortaya çıkardığı kitap ansiklopedik bir havaya sahip. Kitabın sonunda detaylı notlar ve endeks var. Kitap an itibariyle sahip olduğumuz teknolojiye ait bilgi ve gelecek için yapılan tahminlerle yüklü. Dediğim gibi kitap minik bir ansiklopediyi andırıyor. Ansiklopedinin ne olduğunu bilmeyen okuyucularım olabilir. Blogumu okuyanların ezici çoğunluğunun 18-24 yaş aralığında olduğunu göz önünde bulundurarak ansiklopedi tanımı yaparak başlamak istiyorum: Ansiklopediler birçok konuda derinlemesine bilgi veren kitap ya da kitap serileridir. Genellikle alışılmış kitap boyutlarından daha büyük ve kalın olurlar, alfabetik düzenlemeye ve endekse sahiptirler. Online ansiklopediye misal: vikipedia, viki, wikipedia, vs.

Belki Yeni Dijital Çağ tam manasıyla ansiklopedi özelliği taşımıyor ama yine de öyle bir havası var. Belki de bu kitaba yeni dijital çağın incili desem daha doğru!

Kitabı okuduğum sürece kendime not düşerken bu notları sizlerle bir seri halinde paylaşmak istiyorum. Kitap kimlerin eline hangi hızla geçecek, Türkçe çevirisi var mı bilmiyorum ama sanırım küçük bilgi kırıntıları bazılarınızın işine yarayabilir.

Internet, insanlar tarafından oluşturulmuş ama kendilerince bile tam olarak anlşılamamış bir teknolojidir. Internet elektronik bilgi göndermek üzere oluşturulmasına rağmen, bugün aynı anda dünyanın her yerinden ulaşılabilen bir iletişim ve bağlantı aracı haline gelmiştir.

Bildiğiniz gibi yeni ve çekici olan şeylere alışarak eskiyi kolayca unutmak, özellikle günümüzde, çok kolay. Bu gerçekten yola çıkılarak oluşturulan ileri teknoloji edevatlarının yaşantımızı iyi mi kötü mü yapacağı bilinmiyor ama tamamen farklılaştıracağına kesin gözüyle bakılıyor.

Bilgisayar teknolojisi öyle hızlı ilerliyor ki her 18 ayda yeni birşey ile tanışıyoruz. Internet teknolojisi de sürekli yenilenen ve hızına yetişmekte güçlük çektiğimiz bir gelişim. Günümüzün en hızlı bağlantısını sağlayan fiber optik kabloları buna bir örnek; fiber optikle aktarılan verilerin hızı ortalama olarak her 9 ayda iki katına çıkarılıyor. Teknoloji ve Internet gelişim hızı bu şekilde devam ederse 2025 yılında kullanılan bilgisayarların 2013’de kullanılanlara göre 64 kat daha süratli olacağı tahmin ediliyor.

Katlanarak artan bu büyüme sayesinde grafik ve virtüel gerçeklik öyle kısa sürede yaşantımızı değiştirecek ki, online yaşam gerçek yaşamla içiçe geçecek.

Eğer Wall-e filmini seyretmişseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Seyretmediyseniz şöyle söyleyebiliriz: Online grafik çalışmaları bizleri plajda Elvis Presley konseri seyrediyormuş hissini verdirecek ve bu ortamın gerçek mi sanal mı olduğu ayırdına varmak mümkün olmayacak. Kurgubilim olgusunun bilim haline geldiğini biliyoruz. Ya da bilim, kurgubilimi yönlendirmekte. Hangi açıdan bakarsanız bakın, ilerleyen teknoloji yakın gelecekte şoförsüz arabaları, beyin gücüyle çalışan robotları, yapay zeka ve zenginleştirilmiş gerçekçiliği elektronik aygıtlar aracılığıyla biz fanilere sunmaya hazırlanıyor.

Tüm dünyada online bağlantının süratle yaygınlaşacağı, okuma yazma bilmeyenlerin bile ileri teknolojiyi kolaylıkla kullanabileceği tahmin ediliyor. Dolayısıyla insanların elindeki güçlü teknoloji sayesinde dünyada dengeler değişecek. Kitabın amacı bu dengelerin halkların lehine mi yoksa yönetimlerin lehine mi olacağını tartışmak. Gelecekte halklar, hükümetler ve işletmeler farklı sorumluluklar yüklenecek. Halktan insanlar online ayak izlerine daha fazla dikkat etmek zorunda kalacaklar çünkü asıl kimlikleri Internet’te bıraktıkları izler olacak. Fiziksel kimlikleri daha az önem taşıyacak. Hükümetler de dış politikalarını sanal ve reel olmak üzere iki bölümde değerlendirerek yeniden gözden geçirecekler. Yeni kanunlar ve hükümler oluşturmak kaçınılmaz olacak.

Temel olarak kitap şu sorulara cevap arıyor:
  • Gelecekte vatandaşlar mı yoksa devletler mi daha güçlü olacak?
  • Teknoloji, terörizmi kolaylaştıracak mı?
  • Mahremiyet ve kişisel güvenlik tehlikeye düşecek mi?
  • Savaşlar, siyaset ve devrim olgularına ne şekile bakacağız?
  • İleri teknolojiyle düzenlenmeye çalışılan toplumlar fonksiyonel olabilecek mi?
  • Yaygın teknoloji ve dünya yüzünde daha fazla online bağlantı politika, ekonomi, medya, iş dünyası ve sosyal normları nasıl değiştirecek?
  • Bütün bu değişiklikler sıkı kontrolleri kaçınılmaz kılacak.. Peki halklar kolay kolay boyun eğecek mi? Ya sansürler?
  • Tüm bu değişiklikler diktatörlüklerin işine mi yarayacak, demokrasiyi mi palazlandıracak?
  • Kitapta söylendigi gibi Inernet bir anarşi ortamı mı? Neden? Neden olmasın?
  • Fiziksel kimlik mi önemli, dijital kimlik mi?
  • Online itibar nedir? İnternet’te daha önce yayınladığımız bilgiler, yazılar, paylaştığımız görseller gelecekte onlayn itibara zarar verir mi?
  • Bundan sonra herşey sosyal medyada mı olup bitecek? Kişiler sosyal medyada konuşarak örğütlenebilirler mi?
  • Haberleşmek için en iyi ortam online platform olabilir ama orada her zaman doğru haber bulunabilir mi?

hacker onlayn hirsiz

             Peki bu terimler size ne diyor?

Kitapta yaygın düşünce şu: Toplumların online bağlantıları, kendilerini daha eşit ve önemli görmelerine neden olacak. Online eşitlik gerçek hayatta eşitlik anlamına gelmese bile e-öğrenme ve online ekonomik fırsatlar nedeniyle refah düzeyi yükselecek.

Buna bir örnek olarak şu verilmiş: Balıkçı bir toplum düşünelim. Eskiden kilolarca balık tutarak müşterinin gelmesini beklerlerdi. Ne kadar müşteri bekleyeceklerini bilmediklerinden yetersiz talep karşısında balıkları kokuşur ve atmak zorunda kalırlardı. Beklenenden fazla müşteri ise yetersiz balık anlamına gelirdi. Yani arz ve talebi dengelemeyi beceremedikleri için kayıp söz konusu olurdu. Oysa artan online bağlantıları sayesinde kimin ne zaman ne kadar balık isteyeceğini bilecekler ve ona göre avlanacaklar. Ekstra balığı dondurmak için enerji harcamayacaklar, depolama masrafları ve balıkları bozma riskinden kurtulacaklar.

Yeni dijital çağda dijital verinin de yaygın olarak kullanılacağı tahminlerine yer verilen kitap, yukarıda dediğim gibi oldukça yoğun. Ben henüz başındayım. Okuduğum bölümlerin özetini paylaşmaya devam edeceğim. Sizlere düşünce gıdası olsun!

Bu yazı ilginizi çektiyse şunu okuyunuz: Gelecekte 3D görseller oturma odamızın dekorasyonu mu olacak?

Internette itibar

  3 Responses to “Yeni Dijital Çağ – Eric Schmidt ve Jared Cohen (1)”

  1. Paylaşımınız için çok teşekkürederim. Özetlerinizi bekliyoruz.

  2. Gerçekten gelecek bizleri nasıl şekillendirecek merak ediyorum.