Nov 132015
 
edebiyat ve sanat

Herkes edebiyat yapıyor gibi geliyor bana.. Herkes edebiyatçı bugünlerde.. Elinde klavyesi olan, akıllı telefonu ya da bir başka akıllı aygıtı olan ınternet edebiyatı yapıyor.. Benim de iki kuruşluk düşüncelerim var edebiyat üzerine.

Önce edebiyat nedir..
Edebiyat, yazılar ile ifade yöntemidir. Yazılar fikirlerin ve düşüncelerin etrafında kalıcı ve evrensel bir ortak payda oluşturmaya yöneliktir. Genelde yazılar, düz yazılar, romanlar, şiir, tarihsel anlatımlar bunlara örnek olarak verilebilir. Edebiyat dendiğinde işin içine dilbilim, üslup bilim, milliyet, tarihi olaylar, janr ve mevzu (konu) girer. Edebiyat aynı zamanda tiyatro oyunlarıdır. Romanlar, kimi makaleler ve basılı yayınlar ki bunların içine kitapçıklar, broşürler de girebilir.

Kendimizi ifade ederken kullandığımız yöntemlerden biri yazıdır. Bir şeyin edebiyat içerikli olması için ille de sanatsal ve edebi bir dille yazılması gerekmez. Düzenlenmiş fikirler, yazılmış düşünceler de edebiyat altında ele alınır. Ama bazı edebiyatçılara göre; eğer teknik, tarih, akademik ve gazetecilik alanlarındaki konuları anlatan yazılardan bahsediliyorsa, bunlar edebiyat olarak değil kendi bilim başlıklarında değerlenidirilmelidir. Bazı yazılar da edebiyattan çok sanattır çünkü içinde artistik birçok özellik barındırır.

En sade ve bir o kadar derin edebiyat şiirdir. Daha önceden edebiyat olarak adlandırılan düz yazı, son zamanlarda daha az önemli görülür hale geldi. Yukarıda da söylediğimiz gibi eğer düz yazı tarihi bir olayı, gazeteciliği ilgilendiren bir haberi ya da teknik bir konuyu ilgilendiriyorsa edebiyattan sayılmıyor.. Buna karşılık drama ve sanat konularında yazılan düz yazılar edebiyatın ta kendisi olmalı, öyle değil mi? Örneğin ben, bazı denemelerimde artistik olmaya çalışıyorum. Bence onlara edebiyat diye bakılmalıdır! Blog sitemdeki diğer yazılar düz yazıdır ve edebiyatla ilgisi yoktur diye düşünüyorum.

Düz yazı kişisel anlatımlar da olabilir. Örneğin günlükler, hatıralar, mektuplar ve otobiyografiler edebiyata birer örnektir. Çünkü yazar edebi ve felsefi donanım sahibidir, ve dolayısıyla yazılarda edebi ve felsefi derinlik bulunur.

Hepimiz değişik iletişim unsurlarıyla anlaşmaya devam ediyoruz. Bu nedenle edebiyat sadece yazı ile olmuyor. Onlarca yıldır televizyon ve sinema, son zamanlarda internet ve sosyal medya da sanat ve edebiyat içerikli yayınlar paylaşıyor. Kimi gazetecilik çalışmaları, reklam görselleri, derinlik içeren gerçek hayat hikayeleri ve diğer estetik haz veren çalışmalar da edebiyattır. Onlar edebiyatın sanatıdır da denilebilir. Bu bağlamda; uğraşmadan, içinden geldiği gibi, zihninden geçtiği gibi, diline ve kalemine ulaştığı gibi yazabilen edebiyatçılara ve sanat edebiyatçılarına selam olsun.

Bunları dedikten sonra günümüzde edebiyat yapmak üzere sıraya girenlere de bir bakalım.. Unutmayalım.. Herkes kelimeleri peşpeşe sıralayabilir ama ustaca ifade edemez. İnternete ulaşmaksa hiç bu kadar kolay olmamıştı.. İnternette değişik ortamlarda edebiyat köşeleri açanlar var. Bu da zor değil ama yükümlülük isteyen bir iş! Bir grup açabilmek edebiyattan anladığını göstermiyor. Neden? Grup sahibinin yazdıklarına bakıyorsunuz ki beklendiği halde şunlar bulunmuyor:

  • Anlatmak istediği konuyu herkesin anlayacağı şekilde ortak bir öze indirgeyebilme becerisi;
  • Temel cümle yapısını anlama ve cümle kurma becerisi;
  • Bir cümleyi neyin veya nelerin etkin hale getirebileceğine dair iç görü;
  • Cümleleri manalı ve etkin bir şekilde paragrafa dönüştürme becerisi;
  • Gramer, imla, dilbilgisi becerisi.

Ve ben böyle edebiyat köşeleri görmek istemiyorum. Hayattan zevk almaya yarayan birçok güzel olgu var. Bunlardan biri de edebiyat. Peki neden 3üncü sınıf Türkçesine maruz bırakılıyoruz? Edebiyat ve sanat edebiyatı dendiğinde paspaye İnternet edebiyatını mı düşünmemiz öneriliyor? Bu karaktersiz yazılara ve görsellere birileri dur diyecek mi? İnternet edebiyatçıları İnterneti daha verimli kullanarak yazmadan önce yukarıda sayılanlar konusunda kendilerini eğitseler, olmaz mı? Belki edebiyat üzerine birkaç düşünce daha ekleyebilirdim ama kendimi tekrarlamaktan korktum. Bu kadarı bile yeri gelir birilerine düşünce gıdası olur.edebiyat ve kitap

  One Response to “Edebiyat Üzerine Düşünceler”

  1. yazı çok güzel. düşünce ve eleştirinize canı gönülden katılıyorum; haklısınız.
    umarım nicesi bu yazıyı okur da bir ders alır.
    izninizle; üç dizgi yanlışı gözüme ilişti, düzelteyim: değerlenidirilmelidir değil, değerlendirilmelidir, 3’üncü sınıf Türkçesine değil, üçüncü sınıf bir Türkçeye maruz bırakılıyoruz, paspaye değil, pespaye diye yazılsa daha iyi olur. sevgiyle edebiyatla olun. hoşça kalın…