Sevgisizlik

Bir arkadaşım sevginin evde öğrenileceğini söyler. Evde öğrenilir ama bu konuşmakla olmaz, gerçek sevgi yaşanır ve çevredekiler bunu hisseder. Birçok ailede sevgi dolu ana baba ilişkisi olmadığından çocukların bunu görmesi gitgide olanaksızlaşıyor ve dolayısıyla sevgisizlik katlanarak artıyor.

Birini sevmek ve o kimseye kendini adamak bir bakıma maneviyat yaşamak gibidir. Kağıt üzerinde imzaya gerek yoktur. Söz vermek, teslimiyet ve vaat etmek derinlerden gelir. Vicdanla alakalıdır.

Peki sen.. Bu soruya cevap verebilir misin? Kaç kişinin yüreğine dokundun sevgiyle?

Sevgi birlikteliğine karar veren insanlar birlikte yolculuğa çıkmış olurlar ve birbirlerini yaşamlarına buyur ederler.

Günümüzde ilişkiler yaşanıyor ama kişiler yaşadıkları ilişkiler hakkında fazla düşünmüyorlar. ‘Bugün var yarın yok’ türünden ilişkiler iyice yaygınlaştı. Oysa ilişki demek kişinin hayatını bir başkasıyla paylaşması demektir. Bunun içine diyaloglar ve her türlü paylaşımlar girer. İlişki, ister evlilik olsun ister arkadaşlık ve isterse online bağlantılar olsun, basit bir olay değildir. İlişki denen şey söz vermektir. Fakat ailesinde anne ve babasından sevgi-dolu bir ilişki görmeyen kimseler yetişkinliklerinde ilişkilere değer vermesini bilemiyorlar. Örneğin ailede sadakati görmemiş bir kimse, evlendiğinde sadık kalmak için uğraşmıyor..

Sevgi dediğimiz şey filmlerdeki romantik buluşmaların ötesindedir. Sevgi birlikteliği ile kişiler birbirlerinin yaşamına girmiş olur. Sevgi birlikteliğinde herşey her zaman filmlerdeki gibi nefes kesici olmaz. Hüzün de olur, huzur da.. Korku da olur, şefkat de.. Kavga da olur, barış da.. Anlaşmazlık da olur, anlaşma da..

Sevgi birlikteliği problemlerden muaf değildir. Problemler, sorumluluklar, dramalar, baş ağrıları, kalp ağrıları, başarısızlıklar, stres, mutluluk, sürprizler ve daha bir yığın tatlı/tatsız olay vardır. Önemli olan en küçük tatsızlıkta kaçacak delik aramamaktır. Ve tekrarlıyorum; iş ilişkileri de dahil bütün ilişkilerde durum böyledir, yalnızca evliklikte değil.

Sevgi birlikteliği ile insanlar birbirlerini anlar ve kabullenirler, birbirlerini kulaklarıyla dinlerken yürekleriyle de hissederler. Eğer ilişkide yürek yoksa ya hiç bir araya gelmemelidirler ya da kısa yoldan bitirmelidirler. Yineliyerek bitirelim: Sevgi öğrenilir demiştik.. Sevgi birliği görmemiş, böyle bir birlikten habersiz kimseler sevgisiz olabiliyorlar.. Ve kendi yaşamlarına sevgiyi taşıyamıyorlar maalesef.. Eğer sevgi öğretilebiliyorsa, sevgisizlik de unutturulabilir belki.. Kim bilir..

sevgi var mi?